Dünya Düzeni Yeniden Kuruluyor

Koronavirüs
salgını nedeniyle eşi benzeri olmayan şeyler yaşıyoruz. Dünyada
ilk kez barış zamanında Olimpiyatlar ertelendi, moda devi Georgio
Armani tarihinde ilk kez bir koleksiyonunu boş salonda tanıttı,
sinema severlerin büyük merakla beklediği Cannes Film Festivali de
ertelenen yüzlerce etkinlik arasında yer aldı.

Tüm
dünyada olağanüstü hâl var. İnsanlar evlerine kapandı ve bir
anlamda da içlerine döndü.

Bu
küresel salgının neden olduğu zararı değerlendirmek için henüz
çok erken olabilir, fakat ekonomik ve sosyal yaşamı kalıcı
olarak değiştireceğine dair güçlü işaretler var. 

Koronavirüs
pandemisi küresel ekonomi üzerindeki etkisinden günlük yaşamımıza
kadar; nasıl tükettiğimiz, nasıl öğrendiğimiz, nasıl
çalıştığımız, nasıl sosyalleştiğimiz ve nasıl iletişim
kurduğumuz üzerinde büyük bir etki bırakacak. 

Her
ne kadar salgının etkileri azalmaya başlar başlamaz aktif bir
yaşama geri dönecek olsak da hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!

Öncelikle
aile bağlarımız çok daha güçlenmiş olacak. Ailemize ve
özellikle yaşlılarımıza daha fazla zaman ayıracak, birbirimizin
yüzüne daha fazla bakacağız. Zor günlerdeki öğreniyle evde
film, dizi izlemek daha popüler olacak. Artık evde zaman
geçirmekten sıkılmayacağız.

Eğitim
açısından birçok ailenin tam veya kısmi evde eğitim veya
çevrimiçi ödevleri tercih etmesi beklenebilir. Üniversite
öğrencisi için, boş bir kampüste yurt odasına geri dönmek
cazip olmaktan çıkabilir.

Bu
kriz döneminde iş dünyası için ‘uzaktan çalışma’ modelini
keşfetmek büyük kazanç oldu. Bundan sonra geniş ofis alanları
kiralamaya gerek duyulmayacak, trafikte uzun ve bıktırıcı
yolculuklar belki de tarihe karışacak. 15 dakikalık bir toplantı
için 3 saatimizi yollarda harcamayacağız. Ofise her gün değil,
gerektiği zaman gideceğiz. İşlerimizi daha çok sanal ortamda
çözeceğiz, birçok toplantımızı e-posta veya telefonla
gerçekleştireceğiz. Ekibimize daha çok yatırım yapacak ve
çalışan haklarını ön planda tutacağız.

Sade
ve basit iletişim çağı

Elbette
böylesi bir kriz döneminde markaların benimsediği iletişim dili
ve yaptıkları çalışmalar da mercek altına alınıyor. Bir amaca
odaklanan ve faaliyetlerinin merkezine sadece söylemde değil samimi
olarak ‘insan’ı koyan markalar, son dönemde zaten öne çıkmaya
başlamışlardı. Bugün içinde bulunduğumuz süreçte bunun ne
derece önemli olduğu bir kez daha anlaşıldı. Bu kriz döneminde
de toplumsal fayda iletişimin merkezinde rol almaya başladı.
Markalar ve ajanslar kamuoyunun beklentilerini, hassasiyetlerini
titizlikle izleyerek, toplumun nabzını tutmak ve değişimi
yönlendirmek için harekete geçti.

Hedef
kitlesine ya da tüketiciye karşı fırsatçı bir strateji izleyen
markalar ise bu kriz döneminin kaybedenleri olacak. Hep söylediğim
bir söz vardır; “kişiler ve kurumlar bu zor dönemde
yaptıklarıyla ve söylemleriyle hatırlanacaklar.”

Korona
günlerine ilişkin bir diğer önemli öğreni, ‘doğru’ ve
‘gerçek’ bilginin değerinin anlaşılmasıydı. Büyük baskı
altında evlerine kapanan insanların tek isteği, doğru bilgiye
ulaşmak… Bilgi kirliliği yaratanlar bu nedenle hızlıca saf dışı
bırakılıyor.

Sonuç olarak, bu salgın
atlatıldığında bazı sektörler zenginleşmiş, bazıları ise
önemli darbeler almış olacak. Kimisi uzaktan çalışarak işini
korurken, kimisi işini kaybetme tehlikesi yaşayacak. Bilgi ağımız
sayesinde, izolasyonumuza rağmen çoğumuz bağlantı kurmaya devam
ederken, internete erişimi olmayanlar geride kalacak. Yani
dijital bireyler ve kurumlar hayatta kalacak, yeni dünya düzenine
uyum sağlayamayan herkes zor bir döneme girecek.

Salgının süresi ve
ciddiyeti ne olursa olsun, yepyeni bir süreç deneyimlediğimiz ve
yeni gelişmelere karşı etkili kalkanlar geliştirdiğimiz için;
bu süreçten hem markalar hem de bireyler olarak çok daha güçlü
çıkacağımıza inanıyorum.

Pulitzer ödüllü ABD’li
yazar Carl Bard’ın dediği gibi; “Hiç
kimse geriye gidip yeni bir başlangıç yapamaz; ama bugün yeni bir
son yapıp yeniden başlayabilir.”

İTÜ Bilgisayar Mühendisliği mezunu, kahveyi çok seven biriyim. Gündemi takip ederek sizleri en doğru bilgiye kaynaklarıyla ulaştırıyorum. Bilgiaktif kurucu ve editörüyüm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top