Manyetik Alandan Güç Alan İmplant Geliştirildi

Çeşitli nörolojik hastalıkların ve semptomlarının tedavisi için beyin implantları kullanılması bilinen bir yöntem. Bu implantlar beynin belli bölgelerini uyararak, yaşanılan problemlerin önüne geçmeye yarıyor. Özellikle Parkinson ve epilepsi gibi rahatsızlıklarda bu yöntem oldukça sık kullanılıyor. 

İmplantların en büyük eksisi ise, belli bir kullanım süresine sahip olmaları. İçlerinde bulunan bataryalar şarj edilebiliyor olsa da, cihazlar bir ömür boyu dayanamıyorlar. Hastanın belirli aralıklarla operasyon geçirerek implant işlemlerini tekrarlamaları gerekiyor ki bu da ek problemlere sebep olabiliyor.

Pirinç taneleri arasında çekilen bu fotoğraf, implantın ne kadar küçük olduğunu gösteriyor.

Houston-Texas Rice Üniversitesi araştırmacıları, hastaların sorununa çözüm olabilecek yeni bir implant geliştirdiklerini duyurdu. Neredeyse bir pirinç tanesi boyutunda olan implant, 2 farklı katmandan oluşuyor ve manyetik olarak çalıştırılabiliyor.

Manyetostriktif katmana sahip olan implant, içerisinde bulunan demir, silikon, bor ve karbon sayesinde moleküler düzeyde titreşim sağlayabiliyor. İkinci katmanda bulunan piezoelektrik kristal ise, moleküler düzeydeki titreşimleri alarak, elektrik enerjisine çeviriyor. İçerisinde bulunan elektrik devresi sayesinde enerjinin voltajını ayarlayan implant, nöronların yanıt verebileceği uyarılar gönderilmesini sağlıyor.

Farelerin ödül merkezlerini uyaracak şekilde yerleştirilen implantlar ile yapılan testler başarılı olmuş gözüküyor. Serbest bırakılan farelerin büyük bir kısmı manyetik alanların yakınında gezinme eğilimi gösteriyor.

Fareler ile yapılan laboratuvar testleri de başarılı olmuş gibi gözüküyor. Ödül merkezlerini uyaracak şekilde düzenlenen implantlar yerleştirilen fareler, serbest bırakıldığında manyetik alanlar içerisinde dolaşma eğilimi gösteriyor. 

Bu implant üzerinde beş yıldan uzun süredir çalışıldığını belirten araştırmacılar, nöronlara zarar vermeden uyarı göndermenin oldukça zor bir görev olduğunu ve bunu yapacak minyatür bir cihaz hazırlamanın da ayrı bir mücadele olduğunu belirtiyor. 

“Cihaz hakkındaki ilk tasarımları sunduğumuzda, aklımızda minyatür bir versiyonu yoktu.” diyor araştırmacılardan birisi olan Amanda Singer. “İlk izlenimler geldiğinde, herkes cihazı beğenmiş ama daha küçük olup olamayacağını sormuştur. Biz de daha küçük olması için çalıştık. Bu kadar küçük ve çalışan bir cihaz yapmak için bir yıl daha çalıştık. Muhtemelen karşılaştığımız en büyük zorluk buydu. Bu kadar küçük ve çalışan bir cihazı yapmak, başlangıçta oldukça uğraştırıcı bir iş.”

İTÜ Bilgisayar Mühendisliği mezunu, kahveyi çok seven biriyim. Gündemi takip ederek sizleri en doğru bilgiye kaynaklarıyla ulaştırıyorum. Bilgiaktif kurucu ve editörüyüm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top