The Irishman’de Kullanılan Gençleştirme Teknolojisinin Perde Arkası

Netflix tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlanan Scorsese imzası taşıyan Irishman Robert De Niro, Al Pacino ve Joe Pesci gibi usta isimleri bir araya getiriyor. Brotherhood of Teamsters adlı işçi sendikasında memur ve aynı zamanda mafya tetikçisi olan Frank Sheeran‘ın hayatını anlatan film Charles Brandt’ın I Heard You Paint Houses adlı gerçek suç romanından sinemaya uyarlanmış. Film yıldız oyuncu kadrosu kadar kullanılan gençleştirme efektleri ile çok konuşuluyor.

Karakterlerin hayatlarının farklı dönemlerinde geçen pek çok birbiri ile bağlantılı hikayeyi peş peşe anlatan filmde haliyle oyuncularının gençlik yıllarını da görüyoruz. Diğer bir deyişle film karakterlerin yaşamlarındaki on yılları kapsıyor aslında. Gerçek hayatta 80’ine merdiven dayayan yıldız isimlerin gençlik yaşlarını ekranda göstermek için bu noktada gençleştime efektlerini uygulamaya yarayan Flux isimli bir teknolojiden yararlanılmış. Flux her oyuncunun yüzünde maske oluşturmak için kızılötesi bilgilerini ana kameradaki görüntülerle birleştiren bir yazılım.

76 yaşındaki De Niro’dan 24’lük Frank Sheeran çıkarmak

Robert De Niro and Joe Pesci şu an 76 yaşında, Al Pacino ise 79. Frank Sheeran rolüyle izlediğimiz De Niro’yu filmde 24, 36,  41, 42, 47, 55 ve sonra 76 yaşında görüyoruz. 209 dakikalık film bu gençleştirme sahneleri dolayısıyla 1750 görsel efekt çekimi içeriyor. Yönetmenin uygulanan bu görsel efekt teknolojisinden beklentisi aslında oyuncuların kendi gençlik hallerini değil, canlandırdıkları karakterlerin genç versiyonlarını ekrana taşımak idi. Örneğin Pesci’nin canlandırdığı Russell Bufalino karakterinin gençliği Pesci’nin aynı yaşlardaki halinden daha zayıf görünüyordu. Filmde çalışılan ILM Görsel Efekt Uzmanı Pablo Helman bu bağlamda aktörün gerçek hayattaki gençlik halini kusursuz bir şekilde yaklamak yerine karakterlere odalanmış. Ugulanan efektlerde oyuncuların gençlik dönemlerinde çektikleri filmlerdeki dış görünüşlerinden faydalanılmadı. Belki bu çok ince bir nüans olsa da Yönetmen Martin Scorsese için kritik bir detaydı.

Burada hem Scorsese hem de Helman için önemli olan ikinci konu ise uygulanan bu yeni nesil efekt teknolojisinden oyuncuların performanslarının ve set sürecinin en az etilenmesi idi. Bu istek uygulanan teknoloji sayesinde kusursuz çalıştı. Oyuncuların sette normal bir şekilde çekimleri yapıldı. Sonrasında yapılan çekimler üzerinde yüz değiştime işlemleri başarıyla gerçekleştirildi.

Yeni nesil Flux kamera sistemi

Bu teknolojinin uygulanması sürecinde en önemli parçalardan biri kullanılan kamera ekipmanı. Film ekibi  oyuncuların bir bilgisayar modelini oluşturmak için ana kameraya ek olarak iki offset kamera ile daha çekim yaptı ve oyuncuların hemen her açıdan yüz hareketleri/izleri görüntüye alındı. Gençleştime efektleri ise post prodüksiyon sürecinde uygulandı. Burada oyuncular için söz konusu olabilecek ışıklandırma sorunu ise kullanılan ekstra kameraların kızılötesi olarak seçilmesi ile çözüldü.

The Irishman usta isimleri bir arada görebileceğimiz muhtemelen son film olması kadar kullandığı çekim ve post prodüksiyon teknolojiler ile de kuşkusuz sinema tarihi için bir dönüm noktası olacak. 

İTÜ Bilgisayar Mühendisliği mezunu, kahveyi çok seven biriyim. Gündemi takip ederek sizleri en doğru bilgiye kaynaklarıyla ulaştırıyorum. Bilgiaktif kurucu ve editörüyüm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Back To Top